Huysuz Giritli ve diğer şeyler

4f56294fa5d41cbcde8de7987404ce20

Yazmak geldi içimden ama yazmadım. Vaktim yoktu demeyeceğim çünkü olay vakitten başka bir şeydi. Uzun zamandır bir hissiszlik içindeyim. Uyuşukluk da denilebilir. Yaşama dair herhangi bir şey yapmak zor geldi. Bana yaşadığımı hissettiren her şeyi bilerek bir kenara bıraktım sanki. Kendimi mi cezalandırdım nedir? Halbuki hayatımda birçok değişiklik oldu. Tezimi savundum örneğin. Evet, gerçekten! Şimdi düzeltmeleri yapıyorum, nisan sonunda da teslim edeceğim. Büyük bir sevinç oldu mu? Çektiğim acıyla orantılı bir sevinç yaşayamadım açıkçası. Belki de çektiğim acının fazla olmasından kaynaklanıyor da olabilir. Ama bu süreçte o kadar çok öğrendim ki. Bilgiyi bir kenara koydum. Deneyimden bahsediyorum. Ayrı bir yazının konusu bile olabilir bu (birbaşkayazıyazmakiçinkendinizorlayanrakun).

Evde ise durumlar biraz sıkıntılı. Bu sefer macera demek istemedim ananeciğimin yaşadıklarına. İnanamıyorum nasıl buraya geldi hali. İnsan son haline alışıyor ya ona şaşıyorum. “Asla alışamam, kaldıramam” dediğin şeyleri nasıl da güzel üstleniyorsun. Üstlenemediğin zamanlarda da ölmediğini görüyorsun. Hiç hastalanmayacak sandığın birinin yataktan kalkmayan halini kanıksıyorsun. Sanki daha önceden bana “hadi şöyle bir bankaya kadar yürüyelim, dönüşte üzüm alalım, acıbadem kurabiyesi alalım” dememiş gibi, tekerlekli sandalyeyle sofraya oturtmaya alışıyorsun. Sanki doğum günlerimde pastayı hep onun alması bizim adetimiz değilmiş gibi, kimin doğum günü olduğunu bilmeden oturmasına alışıyorsun. Bunları olayın acısını büyütmek için yazmıyorum. Bir şekilde yaşıyorsun işte onu gördüm. Allah biliyor ya, bencillik edip “böyle de olsa yaşasın” demek istemiyorum. Sadece acı çekmesin istiyorum. Olayın çok içinden bakınca kahroluyor insan. Ama azıcık uzaklaşınca, genç ölümleri, ani ölümleri, hastanede yatanları düşününce…

Üç gece önce hırıltılı nefes aldığı için hastaneye götürdük. Ambulans çağırdık, gittik. Şimdi daha iyi. İki gün önce ziyarete gittiğimde çok mutlu oldu. Uzun zamandır ilk defa bu kadar keyifli gördüm onu. Beni sevdi, öptü. “Seni çok seviyorum ananecim” dedim. “Ben de seni çok seviyoruum” dedi. Ben öyle sevdiğimi falan çok söyleyemem. Kendiliğimden gidip sarılamam. “Yardım ister misin?” diyemem. “Şu an iyi değilsin ama ben senin yanındayım” diyemem kolay kolay. Her şey çökecek gibi gelir. Ama iyi ki ananeme söyledim, iyi ki hastalığı ilerlemeden önce her araba yolculuğumuzda onun elini tutarak oturdum.

Bu durumun bana öğrettiği şeylerden biri de hayattan keyif almaya çalışmak. Çok kısaymış, ertelememek gerekirmiş. Umarım bu dersleri kaybederek değil, güzelliklerle öğrenirim.

Sevenrakun.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s