Rakun’un enstitü ile imtihanı ve İstanbul

Flashback yapalım. Yaptık mı? Taksiden inen rakunu gördük mü? Gördük. Tamam. Taksiden koşa koşa inip enstitüye gittim. Belgelerim zaten hazırdı görevli benimle yüksek lisans döneminde o kadar çok konuşmuştu ki artık hiçbir şey sormadan işlemlerimi yaptı dosyamı ben gelmeden hazırlamış bile. Herkesin çekindiği o kadının bunları yapması ne kadar büyük bir nimet anlatamam. O ortamı yaşayan bilir. Formlarımı doldurdum hemen, resmimi yapıştırdım neşe saçarak kaydımı yaptırdım. Ee işim erkenden bitti?! Bi boşluk var. En sevdiğim şey ne yapsam? Uçağım akşam 8’de ohoo.. Hadi dedim ortaokul arkadaşımı göreyim, çok özlemiştim böyle aralar olmasa onu da göremeyeceğim.

Enstitüden okula yürüdüm, bomboş sessiz koskoca bahçe. O kadar güzel ki! O sırada karşıdan arkeologsincap geldi, sarıldık sarıldık vallahi özlemişim. Hadi kantine girelim bomboş nasılsa dedik oturduk hayatımızdaki yeniliklerden konuştuk, çok vakti yoktu ama o vakti en iyi şekilde değerlendirdik.

Sonra tekrar bahçeye çıktım. Hava serin, temiz ve huzurlu. Bi de kediler buldum, bakınız  şöyle: 

Bi kucak kedi topladım onlarla oturdum biraz. Dedim “kalk Rakun” Taksim’e git, orada dolanırsın sonra Havas ile havaalanına dönersin ve hatta dönerken uyursun! bir şey diyeyim mi dönüşte uyumak o kadar cazip geldi ki Taksim’e gitmeye üşenmedim!

Artık benim için bir klasik olan yemek yerine gittim ve şunları yedim:

Buraya beni bir hocam getirmişti. O günden  sonra da İstanbul’da  fırsat buldukça  geldim. Adeta “uyyy, haçan, daaa” diye bağıra bağıra bunları yedim a dostlar… tabii tıkandım sonra. kalk dedim kalk yürü.

Çantamı  önüme takıp  bakına bakına yürüdüm. Ama bir yerde yoruldum tabii sıkıldım da kendi başıma. Yine rutin yerlerimden birine gittim:

Gül çayı söyleyip insanlığın tarihini okumaya devam ettim. Çok çok güzel bir kitap. Çevirisi de bugüne kadar okuduğum çevirilerin en iyilerinden biriydi. Şimdi aklımda orijinalini almak var.

Gül çayı dediğim de şöyle bi şey:

Çok tatlı değil mi?

Bir İstanbul gününün daha sonuna geldik. Buraya kadar okuyanları sevgiyle selamlıyor, dur ya okumayanları da sevgiyle selamlıyorum çünkü enerji çünkü karma var. Hayır dur ben daha Nirvanaya ulaşmadım. Okumayanları sevgiyle falan selamlamıyorum. 

Ayrıca başım çok ağrıyor hala ondan bu sinir. yoksa ben pamuk gibi bir rakunfnfhdjsnsm…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s